Prof.Dr.ALPER DEMİRBAŞ - NAKİLDE ETİK KURUL ONAYI

10.02.2013 12:05:49

Antalya'daki özel bir hastanenin Organ Nakli Direktörü Prof. Dr. Alper Demirbaş, Sağlık Bakanlığının çapraz nakillerde aradığı etik kurul onayının hastalara zaman kaybettirdiğini savunarak, "Bu nedenle çapraz nakillerin de canlı vericili akraba nakilleri gibi değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz" dedi.

Prof. Dr. Alper Demirbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de diyalize giren yaklaşık 60 bin böbrek hastası bulunduğunu, kadavradan böbrek naklinde yoğun çalışmalara rağmen yol alınamadığını belirtti. 

Sadece kadavradan nakil yaparak böbrek hastalarının sayısının azaltılmasının mümkün olmayacağına işaret eden Demirbaş, çapraz nakil ve kan grubu uyumsuz nakillerin de önünün açılması gerektiğini söyledi. 

Nakil olamadığı için her yıl çok sayıda hastanın yaşamını yitirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Demirbaş, "Geçen yıl çıkan kadavra donör sayısı 261. Halbuki Türkiye'de 60 bin diyaliz hastamız var" dedi.

Demirbaş, her yıl diyaliz hastalarının yüzde 10'unun yaşamını yitirdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bu yıl 6 bin kişiyi böbrek yetmezliğinden, böbrek nakli yaparak kurtarabileceğimiz halde kaybedeceğiz. Bu korkunç bir rakam. Domuz gribinden ölen insan sayısından bile fazla. İvedi olarak hem kadavradan organ bağışı sayısının artırılması, hem de canlı vericili organ bağışlarındaki değişik yasal ve etik yöntemlerin gündeme getirilerek artırılması, bu insanların hayatlarının kurtarılması açısından önemlidir." 

Çapraz nakillerin buna örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alper Demirbaş, "aileler arasında birbirlerine organlarını vermeleri" şeklinde gerçekleşen bu nakil yönteminin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması gerektiğine işaret etti. 

Prof. Dr. Demirbaş, çapraz nakilde alıcı ve vericiler arasındaki akrabalık bağlarına yönelik Sağlık Bakanlığı'nın aradığı şartlara değinerek, bakanlığın bu yönteme ilişkin bazı kolaylaştırmalara gitmesi gerektiğini belirtti. 

Demirbaş, "Sağlık Bakanlığının çapraz nakillerde aradığı etik kurul onayının hastalara zaman kaybettirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle çapraz nakillerin de canlı vericili akraba nakilleri gibi değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz. Çünkü saatte bir kişi organ nakli olamadığı için hayatını kaybediyor. Bu kişiler bizim yakınlarımız da olabilir" dedi. 

Kan grubu uyumsuz nakiller

Prof. Dr. Demirbaş, kan grubu uyumsuz nakillerin ise masraflı uygulamalar olduğuna dikkati çekti. 

Bu yöntemin masrafı nedeniyle çok fazla kullanılamadığını belirten Demirbaş, buna karşın yöntemin, diyaliz tedavisiyle karşılaştırıldığında, orta vadede diyalize göre çok daha avantajlı olduğunu düşündüklerini söyledi. 

Kan grubu uyumsuz nakillerin başarısının kan grubu uyumlu nakillerdekiyle eşit seviyede olduğuna değinen Demirbaş, bilimsel veriler ışığında organ naklinin önündeki yasal ve ahlaki engellerin aşılmasının önemine işaret etti. 

Bu sene 60 bin, 2015 yılında ise 100 bin kişinin diyaliz hastası olacağının öngörüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Demirbaş, "Bu hastalara harcanacak para da 4,5-5 milyar dolar civarında olacak. Bu çok büyük bir para. Ülkemizde sağlık harcamalarının bütçe açığına neden olduğu bu dönemde hem hastalar, hem de ülkemiz bütçesi için gerekli bu yöntemlerin uygulamasının mutlaka artırılması gerekli" diye konuştu. Hastanelerinde, 2008 sonu itibarıyla nakil yapmaya başladıklarını ve 14 ayda 600 böbrek, 10 karaciğer, 3 pankreas nakli yaptıklarını anlatan Demirbaş, "Bizim temel ve tek amacımız, her saat kaybettiğimiz bir kişiden en az bir veya ikisini kurtarmak" dedi. 

Çapraz nakille hayata döndüler

Öte yandan, söz konusu özel hastanede gerçekleştirilen operasyonla, Halil Tüz'e (32) Fehime Tamer'in (54) , Fehime Tamer'in eşi İsmail Tamer'e de (54), Halil Tüz'ün annesi Havva Tüz'ün (60) böbreği nakledildi. 

Böbrek nakli için Konya'dan gelen evli ve iki çocuk babası Halil Tüz, sağlığına kavuşacağı günün hayalini kurduğunu ve en çok su içmeyi özlediğini söyledi. Hastaneye başvurduğunda kendilerine çapraz nakil bekleyen İsmail Tamer'den bahsedildiğini belirten Halil Tüz, şöyle konuştu: 

"Dört yıldır diyaliz hastasıyım. Çok kötü ağrılarım oluyordu. Annem ağrılarıma dayanamadığı için bana böbreğini vermek istedi. Ancak onun böbreğinin uygun olmadığı anlaşıldı. Daha sonra çapraz nakil önerildi. Nakil gerçekleşti. Şimdi sağlıklıyım, yüzüme renk geldi, su içebiliyorum. Çok mutluyum." 

Gaziantep'ten gelen beş çocuk babası İsmail Tamer de, eşinin böbreğini Halil Tüz'e verdiğini, kendisinin de Halil Tüz'ün annesi Havva Tüz'ün böbreğiyle hayata döndüğünü söyledi. 

Tamer, sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu ifade etti. 

Yorumlarınız


Haberin okunma sayısı : 4986
Önemli not: diyalizmerkezleri.org, siteye alınan haberlerin içeriği hakkında sorumluluk kabul etmez. Haberi orjinal kaynağından yargı yolu ya da karşılıklı rıza sonucu kaldırtmışsanız, sitemize başvurarak haberin sitemiz içeriğinden de kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Haberlerde gizli reklam bulunması olasılığı vardır.

Diğer Haberler